Sperm vajinaya geldikten sonra rahim ağzına ulaşır. Rahim ağzında elverişli salgı bulabilir ise ‘'ki bu sadece yumurtlama günleri civarında elverişli olmaktadır" oradan da içeri doğru girer.

 

 

Girerken spermin kuyruklarının getirdiği ileri hareketle rahim içi sıvıda yüze yüze yumurtalık kanallarına kadar ilerler. Bu arada yumurtaya ilerleme yolunda spermlerin büyük bir çoğunluğu kaybedilir.


Sperm kanala girdikten sonra gerek kendi kuyruk hareketi gerekse kanalların içindeki tüycüklerin hareketi ile yumurtalığa doğru yol alır ve kanala girdikten 3- 4 saat sonra yumurta ile karşılaşır.

 

Tabi yumurtanın da hikâyesini kısaca özetlememiz uygun olur. Bütün bunlar olurken (âdetin yaklaşık 14. günleri civarında ) kadının hormonlarının etkisi ile yumurtalıktaki, o ayın seçilmiş yumurtası büyümeye başlar ve yaklaşık 2 cm çapına ulaşınca da yumurtanın kabuğunu delerek dışarıya çıkar.


Bu arada yumurtanın çatlamadan önce salgıladığı kimyasal maddelerinde etkisi ile yumurtalık kanalının yumurtalığa bakan püskülümsü ucu yumurtalığın üzerine kapanır ve yumurta direk yumurtalık kanalının içine düşer.


Bundan sonra yumurtalık kanalındaki tüycüklerin etkisi ile ilerleyerek bir süre sonra spermle yumurtalık kanalının ortasında buluşur.Bu noktada yüzlerce sperm yumurtanın dış kabuğuna yapışır bunu delerek içeri girmeye çalışır.


Bunu genelde sadece bir tanesi başarır ve yumurtanın kabuğundan içeri girer. Daha sonra sıvıdan geçerek yumurtanın çekirdeğine ulaşır ve burada karşılıklı etkileşim ile döllenme dediğimiz olay olur.


Yumurta yaklaşık 24 saat sonra ikiye, 48 saat sonra 4 hücreye bölünür...


Birkaç gün sonra da yine yumurtalık kanalındaki tüycüklerin etkisi ile döllenmiş yumurta geriye doğru yol alır ve rahmin içine düşer. Bu arada çok elverişli hale gelmiş olan rahmin iç zarı üzerine yapışır ve kendi salgılandığı maddelerle zarın derinliklerine yerleşir, kan damarları ile bağlantı kurar ve embriyo veya ilk insan hücreleri burada hızla büyümeye başlarlar.


Bundan sonra yapılan gebelik testi, gebelik olduğunu gösterir!

 

Bu karmaşık ama mükemmel sistem bazı çiftlerde bu şekilde işlememektedir. Yani ya vajinaya boşaltılan sperm sayısında ciddi azalmalar veya hareketsizlikler ve şekil bozuklukları mevcuttur veya kadından kaynaklanan bazı sorunlar vardır.


Kadınlarda sıklıkla rahmin içinde rahim zarının elverişli olmasını engelleyebilecek myomlar, polipler veya çok ince zar oluşumu gebelikte sorun yaratabilir.


Ayrıca yumurtalık kanalları çok önemli işlev görmektedirler ve bunlar bazı kadınlarda çift taraflı bazen tek taraflı tıkalıdır veya geçirilen iltihap ya da doğuştan olan bazı eksikler nedeniyle yumurtalık kanalı içi tüycükleri işlevini göremezler ve yumurta ile spermi bir araya getiremezler.

 

Yine bazı durumlarda yumurtalıktan yumurta her ay üretilemez veya üreyen yumurta çatlayıp ta yumurtalığı terk edemez. Buna ek olarak karın içinde yumurtalık kanalının yumurtalığın üzerine kapanmasını engelleyecek şekilde yoğun yapışıklıklar olabilir ve bunlar kanal ve yumurtalığın birbiri ile irtibatını bozabilir.


Eskiden geçirilmiş karın içi ameliyatlar ve yoğun iltihaplarda bunu yapabilir. Buna ek olarak yine kadınlarda adet kanının kısmen içeriye akması ile izah edilebilen endometriozis denilen bir hastalık vardır.


Bu hastalıkta rahim zarı parçacıkları karnın değişik yerlerinde bulunurlar ve her adet döneminde onlarda kendi adetlerini görerek etrafta ağrı, yapışıklık ve salgıladıkları maddelerin etkisiyle de yumurtalığın yumurtlayamamasına veya döllenememesine veya rahme yapışamamasına yol açabilirler.

 

Son olarak da sebebi bilinmeyen bir kısırlık grubu vardır ki; bu grupta her şey normaldir ama bir şekilde çocuk olamamaktadır. Bu olgularda da bazen son çare tüp bebektir.

 

Prof. Dr. Teksen Çamlıbel

Okuyucu Yorumları
Bu Konu Hakkında Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Yazı hakkındaki yorumunuz, editörlerimizin incelerinde uygun bulunması durumunda yayına alınacaktır. İlginiz için teşekkür ederiz.

hepimizaileyiz.com ailesi
Konuyla ilgili yorum yapabilmeniz için sitemize üye olmanız gerekmektedir.