Kadim İnanışlara Göre “Eşik” Koruması Nedir?
Evinin kapısı sadece tahta bir engel veya mimari bir boşluk değildir; o, kaosu düzenden ayıran, iki alem arasındaki en kritik “eşik”tir (Portal). Eskiler, eşiğin tekinsiz bir geçiş noktası olduğunu bilir ve burayı asla enerjetik olarak korumasız bırakmazdı.
Peki, İbn Arabi’nin kadim sırrı ve kalkanlama tekniğiyle evinin girişine o görünmez duvarı nasıl örersin? İşte, adım adım yöntemleri...

Uğurlu enerjiyi, bolluğu evinize ve mekanınıza giren herkese çekmek için kapınızın eşiğin kenarına bir tutam tuz serpin.
İbn Arabi’nin Kadim Sırrı
Evinizin kapısı yalnızca fiziksel bir geçiş alanı mı, yoksa yüzyıllardır kutsal kabul edilen bir “eşik” mi?
Tasavvuf, halk inanışları ve kadim öğretilere göre evin girişi; dış dünyanın kaosu ile iç mekânın düzeni arasında yer alan kritik bir geçiş noktası olarak kabul ediliyor.
Özellikle Anadolu irfanında ve İslam düşüncesinin mistik damarında, bu alanın enerjetik olarak korunmasının önemli olduğu vurgulanıyor. İbn Arabi’nin “mekân bilinci” ve sınır kavramına yaklaşımı da bu anlayışın teorik arka planını oluşturuyor.
TUZUN FREKANSI (Negatif İyon Kalkanı) İbn Arabi’nin öğretilerine ve kadim bilgeliğe göre tuz, sadece bir mutfak malzemesi değildir. O, negatif enerjiyi, nazarı ve kaotik titreşimleri emen “kristalize bir sünger” gibidir. Tuzun yaydığı negatif iyonlar, dışarıdan gelen ağır ve pozitif yüklü kaotik enerjiyi nötralize eder.
Evin Girişine Görünmez Tuz ile Duvar Örün
- Eşik Neden Bu Kadar Önemli?
Tasavvufi ve ezoterik yorumlara göre: Eşikler iki hâl arasında geçiş alanıdır. Kontrolsüz bırakıldığında huzursuzluk, bereketsizlik ve iç sıkıntısıyla ilişkilendirilir
Bu yüzden birçok kültürde eşikte durmak, oturmak ya da eşiğe basmak sakıncalı görülür.

Kapı Eşiği Sırrı: Evinin Enerjisini 1 Dakikada Mühürle
1. Sır: Kapı Eşiğine Tuz Dökmek
- Tuzun Sembolizmi: Arındırıcı Bariyer İnancı
Kadim öğretilerde tuz, yalnızca bir besin değil; koruyucu ve arındırıcı bir madde olarak görülür. İbn Arabi’nin doğrudan “tuz ritüeli” tarifleri olmasa da, onun maddelerin manevî sembol değerlerine vurgu yapan yaklaşımı bu inanışlarla ilişkilendirilir.
Halk inançlarında tuz:
- Nazara karşı
- Mekânsal sınır belirlemede
- Negatif kabul edilen etkileri “emdiği” düşüncesiyle sık sık kullanılır.
Nasıl Uygulanır?
Kapının dış eşiğine, görünmeyecek şekilde öğütülmemiş kaya tuzu serpilir. Bu hat, sembolik olarak “sınır çizgisi” kabul edilir.

Evin Eşiğindeki Demir Manyetik Bekçi Köpeği Görevi Görür
- Evinizin Demir ve Metal Objeler: Koruyucu Nesne İnancı
2. Sır Demiir Gücü (Manyetik İtici) : Anadolu irfanında ve pek çok ezoterik gelenekte “Demir”in (At nalı, çivi veya makas) ontolojik olarak kötücül varlıkları ve kaotik enerjileri ittiğine inanılır.
Eşik, “Bizden İyiler”in veya negatif formların geçiş alanı olduğu için, demir burada manyetik bir bekçi köpeği görevi görür.
Anadolu, Orta Asya ve Balkan folkloründe demir, kötücül kabul edilen varlıklara karşı koruyucu bir unsur olarak yer alır. At nalı, çivi, makas gibi objelerin kapı girişlerinde kullanılması bu yüzden yaygındır.
- Uygulama (kültürel gelenek):
Kapı girişinin üzerine veya eşiğin altına metal/demir bir obje gizlemek, enerjetik alanı mühürler.
- Niyet ve Söz: Psikolojik ve Ritüel Etki
Tasavvufta “niyet”, eylemin ruhu kabul edilir. Sözlü niyetler, kişinin zihinsel sınırlarını netleştirmesine yardımcı olur.
Örnek niyet: “Bu eşik evimin sınırıdır. Bu kapıdan yalnızca huzur, bereket, sağlık ve sevgi geçer.”
3. SIR: NİYETLE MÜHÜRLEME (Sözlü Kodlama) Eşik, fiziksel olduğu kadar “sözlü” bir anlaşma alanıdır. Tuzu dökerken şu niyeti sesli olarak kodlayın: “Bu tuz, evimin sınırıdır. Bu eşikten içeri sadece huzur, bereket, sağlık ve sevgi girebilir. Kötü niyetli her şey ve tüm negatif enerjiler dışarıda kalır. Evim mühürlüdür.”
- Temizlik ve Döngü İnancı
İnanca göre, tuz haftada bir süpürülerek evden uzaklaştırılır. Bunun nedeni, sembolik olarak “biriken negatifliği” taşıdığına inanılmasıdır.
Haftada bir, eşikte biriken o tuzu süpürgeyle (asla elinizle değil) toplayıp evden tamamen uzaklaştırın. Çünkü o tuz artık evinizin kapısında durdurduğu “negatif atıklarla” doludur.
Tuz Sadece Mistisizmden İbaret Değildir
Bilimsel olarak, iri tuzun titreşim frekansı yaklaşık 728 THz (Terahertz) ve dalga boyu tam olarak 415 nm'dir (nanometre). Bunlar, frekansı 668 ile 789 THz arasında ve dalga boyu 380 ile 450 nm arasında olan mor renkle aynı özelliklerdir.
Bu nedenle, iri tuz mor dalga ile aynı etkilere sahiptir ve negatif elektromanyetik alanları nötralize edebilme özelliğine sahiptir.
İri tuz, güçlü bir oda temizleyici olarak kabul edilir.
Birçok eski uygarlık, nazardan korunmak ve evi negatif enerjilerden korumak için tuz kullanmıştır. Bu durum günümüze kadar devam etmektedir.
Yoğun enerjiler evin köşelerinde yoğunlaşma eğilimindedir, bu nedenle bir bardak suya iri tuz veya sofra tuzu eklemek bu güçleri dengeler ve evi aydınlatır.

Çok fazla insanın dolaşmadığı ortalama bir oda için, iki köşeye bir bardak tuzlu su yeterlidir.
İki üç gün içinde farkı görebilirsiniz. Kabarcıklar oluştuğunda, tuzlu suyu yenileme zamanı gelmiştir.
Su ve tuz çözeltisi ayrıca pozitif iyonları, yani atmosferden elektrik enerjisi parçacıklarını çekme ve ortamların enerjisini yeniden dengeleme özelliğine sahiptir.
Su ve tuzla temizleme gibi basit bir uygulama, ortamın en ufak bir şekilde enerji yüklü olduğunu hissettiğinizde, kavgalardan sonra veya gece yatak odasında, uykunuzun bozulmaması için yapılmalıdır.
Kendinizi nazardan korumak veya istenmeyen ziyaretçileri önlemek için, evin girişinin sol tarafına bir bardak tuzlu su konulur.
Bir partiden sonra, misafirlerin enerjisini nötralize etmek ve günlük kullanım için bulaşıkları arındırmak için tüm bardakları ve tabakları kaya tuzuyla yıkayın.
Başka bir gelenek ise, biri taşındığında eve ilk giren şeyler şunlardır: Bir bardak su ve bir bardak tuz.
Ucuz, kolay bulunur, zor zamanlarda ve enerji tükenmesinde size yardımcı olabilir!
#kapı eşiği #tuz ritüeli #negatif enerji #kadim bilgiler
Ayşegül BAŞARAN