EBEVEYN VE ÇOCUK

Çocukların İnternette Güvenliği İçin Aileler Nelere Dikkat Etmeli?

Dr. Ahmet Şenol Dr. Ahmet Şenol
Yayın : 07.10.2026

! Tek Bir Kare Okulunu ve Günlük Rutinini Ele Verebilir

Çocukların sosyal medya ve çevrim içi oyunlarda yaptığı paylaşımlar, farkında olmadan kimliklerinden yaşadıkları yere kadar pek çok bilgiyi açığa çıkarabiliyor. Üstelik fotoğrafta konum etiketi bulunmasa bile arka plandaki bir okul logosu, sokak tabelası, otobüs durağı veya dükkân adı çocuğun bulunduğu yer hakkında önemli ipuçları verebiliyor.

Siber Güvenlik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, farklı paylaşımlardaki ayrıntıların birleştirilmesiyle çocukların günlük yaşamına ilişkin kapsamlı bir tablo oluşturulabileceğini belirterek, “Bir fotoğrafta konum etiketinin bulunmaması, o fotoğrafın çekildiği yerin bulunamayacağı anlamına gelmez.” dedi.

Çocuğunuzun Fotoğrafını Paylaşmadan Önce Bir Kez Daha Düşünün

Ailelerin sosyal medya paylaşımlarının da çocukların dijital güvenliği açısından risk oluşturabileceğini vurgulayan Şenol, çocukların internette yaşadıkları olumsuz durumları ailelerinden gizlemek zorunda hissetmemelerinin önemine dikkat çekti. Şenol, “Çocuğun internette yaşadığı olumsuz bir durumu korkmadan ailesiyle paylaşabileceğini bilmesi, sahip olabileceği en önemli güvenlik önlemlerinden biridir.” diye konuştu.

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı ve Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, çocukların sosyal medya ve çevrim içi oyunlarda yaptığı paylaşımların taşıdığı riskleri ve ailelerin çocukların dijital güvenliğini sağlamak için alabileceği önlemleri değerlendirdi.

  • Çocuk internette ne kadar bilgi paylaştığının farkında olmayabilir

Çocukların internette paylaşım yaparken ne kadar çok bilgi verdiklerinin çoğunlukla farkında olmadıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, tek bir paylaşımın bile çocuk hakkında sanılandan çok daha fazla bilgi içerebileceğine dikkat çekti.

Şenol, “Tek bir fotoğraf, kısa bir video ya da sadece oyun profili bile çocuğun adı, yaşı, okuduğu okul, arkadaş çevresi, yaşadığı mahalle veya gittiği kurslar gibi birçok detayı ele verebilir.” dedi.

Ancak bu bilgilerin yalnızca tek bir paylaşım üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şenol, farklı içeriklerde yer alan küçük ipuçlarının bir araya getirilebildiğini ifade etti.

Şenol, “Örneğin çocuğun okul üniformalı bir fotoğrafı, okul çıkışı attığı bir gönderi ve arkadaşlarıyla gittiği kursa dair bir mesaj yan yana geldiğinde, günlük hayatına dair oldukça net bir tablo oluşur.” diye konuştu.

  • Çocuğun günlük rutini paylaşımlardan ortaya çıkarılabilir

Çocukların sosyal medya paylaşımlarının yalnızca o an yaşanan bir olayı göstermekle kalmayabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, farklı zamanlarda yapılan paylaşımların bir araya getirilmesiyle çocuğun günlük rutinine ilişkin bilgilerin de ortaya çıkabileceğini söyledi.

Çocuğun hangi günlerde hangi kursa gittiği, okula hangi saatlerde gidip geldiği veya okul çıkışında nerelerde bulunduğu gibi bilgilerin zaman içerisinde paylaşımlardan anlaşılabileceğine dikkat çeken Şenol, bu nedenle çocukların günlük yaşamlarına ilişkin bilgileri herkesin görebileceği şekilde paylaşmamalarının önem taşıdığını vurguladı.

  • “Şu an okuldayım” demek bile önemli bir bilgi olabilir

Çocuğun evini, okulunu veya o anda bulunduğu yeri açığa çıkaran paylaşımların kötü niyetli kişilerin takibini kolaylaştırabileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, özellikle “Şu an okuldayım” ya da “Evdeyim” gibi ifadelerin çocuğun bulunduğu yere ilişkin anlık bilgi sunduğunu kaydetti.

Sürekli yapılan konum paylaşımlarının günlük alışkanlıkları da görünür hâle getirdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Hangi saatte okula gittiği, ne zaman çıktığı veya hangi gün hangi kursa katıldığı gibi detaylar rahatlıkla bir araya getirilebilir. Bu nedenle çocukların anlık konumlarını ve günlük rutinlerini herkesin görebileceği şekilde paylaşmamaları büyük önem taşır.” uyarısında bulundu.

Çocukların İnternette Güvenliği İçin Aileler Nelere Dikkat Etmeli?

  • Fotoğrafta konum etiketi yoksa bile yer bulunabilir mi?

Fotoğraflarda konum etiketinin kapalı olmasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Bir fotoğrafta konum etiketinin bulunmaması, o fotoğrafın çekildiği yerin bulunamayacağı anlamına gelmez.” dedi.

Kadrajda yer alan ayrıntıların çocuğun bulunduğu yeri belirlemeyi kolaylaştırabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, şöyle devam etti:

“Arka planda kalan detaylar—bir okul logosu, sokak tabelası, apartman ismi, dükkân, otobüs durağı ya da okul servisinin üzerindeki bir yazı—önemli ipuçları verir. Birkaç farklı fotoğraf ve paylaşım bir arada incelendiğinde çocuğun gittiği okul, kullandığı güzergâh ve hatta yaşadığı semt bile çıkarılabilir. Bu yüzden fotoğraf paylaşırken sadece çocuğa değil, kadrajın arkasında kalan detaylara da dikkat etmek gerekir.”

  • Çocuğun fotoğrafı ve sesi yapay zekâyla kötüye kullanılabilir

Çocukların herkese açık olarak paylaştığı fotoğraf, video ve ses kayıtlarının başkaları tarafından kaydedilerek kötüye kullanılabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, bu içeriklerle sahte sosyal medya hesapları açılabileceğini veya çocuğun kimliğinin taklit edilebileceğini söyledi.

Yapay zekâ teknolojileriyle birlikte görsel ve seslerin farklı amaçlarla kullanılmasının da mümkün hâle geldiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Çocuğun yüzü veya sesi kullanılarak gerçekle alakası olmayan içerikler oluşturulabiliyor. Bu tür materyaller dolandırıcılık, tehdit veya şantaj amacıyla da kullanılabilir.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, çevrim içi oyunlarda yabancılarla kurulan iletişimde de dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Çocukların İnternette Güvenliği İçin Aileler Nelere Dikkat Etmeli?

  • Çocuk paylaşım yapmasa bile aile hesabı onu ele verebilir

Çocukların dijital mahremiyetinin yalnızca kendi davranışlarına bağlı olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, aile bireylerinin yaptığı paylaşımların da çocuklar açısından önemli riskler taşıyabildiğini belirtti.

“Çocuk kendisi hiçbir şey paylaşmasa bile, aile bireylerinin yaptığı paylaşımlar çocuk hakkında fazlasıyla bilgi verebilir. Çocuğun ismi, doğum günü, okulu, gittiği spor kulübü, yaşadığı mahalle ya da tatil yaptığı yerler aile hesaplarından kolayca öğrenilebilir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, hesapların gizli olmasının önemli ancak tek başına yeterli olmayan bir önlem olduğunu söyledi.

Paylaşımların ekran görüntüsü alınarak başkalarına iletilebileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Ayrıca internetten bir içeriği silmek, o içeriğin daha önce kopyalanmadığı veya başka yerlerde dolaşıma girmediği garantisini vermez. Dolayısıyla en güvenli yol, en baştan aşırı bilgi paylaşımından kaçınmaktır.” ifadelerini kullandı.

  • Çocukların sosyal medya hesapları nasıl daha güvenli hale getirilebilir?

Çocukların sosyal medya ve oyun hesaplarının mümkün olduğunca gizli tutulmasını, paylaşımları kimlerin görebildiğinin kontrol edilmesini öneren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, uygulama izinlerinin de düzenli olarak gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Zorunlu olmadıkça konum erişimi kapatılmalı; gerekliyse uygulamaya sadece gerektiği kadar izin verilmelidir. Kamera ve mikrofon izinleri de yine uygulama bazında denetlenmelidir.” dedi.

Hesap güvenliği için güçlü ve her hesaba özgü şifreler kullanılmasının önemine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Başka hiçbir yerde kullanılmayan güçlü ve özgün şifreler seçilmeli, imkan varsa iki aşamalı doğrulama aktif edilmelidir. Çocuklara şifrelerini veya doğrulama kodlarını kimseyle paylaşmamaları gerektiği öğretilmelidir.” diye konuştu.

  • Çocuğun şifresini ve doğrulama kodunu kimseyle paylaşmaması öğretilmeli

Çocukların dijital hesaplarının güvenliğinde yalnızca teknik ayarların yeterli olmadığını belirten Şenol, çocukların şifre ve doğrulama kodlarının kişisel bilgiler olduğunu bilmesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Bu nedenle çocuklara şifrelerini veya doğrulama kodlarını kimseyle paylaşmamaları gerektiğinin öğretilmesi, hesap güvenliğinin temel adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

  • Çocuğun başına internette bir şey gelirse ilk tepki suçlamak olmamalı

Çocuğun adresi veya okulunun yanlışlıkla paylaşılması ya da şüpheli bir kişinin kendisiyle iletişime geçmesi durumunda ailelerin sakin kalması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, ilk yaklaşımın çocuğu suçlamak olmaması gerektiğini vurguladı.

Şüpheli iletişime ilişkin kanıtların korunmasının önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, “Mesajların ekran görüntüleri, kullanıcı adları ve paylaşımlar gibi kanıtlar hemen kaydedilmeli, şüpheli hesap platforma bildirilmeli ve engellenmelidir. Fiziksel tehdit, takip, şantaj veya ciddi bir tehlike durumunda ise vakit kaybetmeden kolluk kuvvetlerine başvurulmalıdır.” dedi.

  • Çocuğun ailesine korkmadan anlatabilmesi en önemli güvenlik önlemlerinden biri

Çocuk ile aile arasındaki güven ilişkisinin dijital güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şenol, sözlerini şöyle tamamladı:

“En önemlisi, çocuklar bir hata yaptıklarında bunu ailelerinden gizlemek zorunda hissetmemelidir. Çocuğun internette yaşadığı olumsuz bir durumu korkmadan ailesiyle paylaşabileceğini bilmesi, sahip olabileceği en önemli güvenlik önlemlerinden biridir.”

  • Çocukların internette güvenliği için aileler nelere dikkat etmeli?

Çocukların sosyal medya ve çevrim içi oyun kullanımında ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca noktalar şöyle:

  • Çocukların anlık konumlarını herkesin görebileceği şekilde paylaşmasına izin vermeyin.
  • Fotoğrafların arka planındaki okul logosu, sokak tabelası, apartman adı, dükkân veya servis yazısı gibi ayrıntıları kontrol edin.
  • Çocuğun okulunu, yaşadığı semti, gittiği kursu ve günlük rutinini ortaya çıkarabilecek paylaşımlardan kaçının.
  • Çocuğun fotoğraf, video ve ses kayıtlarının herkese açık şekilde paylaşılmamasına dikkat edin.
  • Sosyal medya ve oyun hesaplarının gizlilik ayarlarını kontrol edin.
  • Uygulamaların konum, kamera ve mikrofon izinlerini gözden geçirin.
  • Güçlü ve her hesap için farklı şifreler kullanın.
  • Mümkün olduğunda iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirin.
  • Çocuğa şifresini ve doğrulama kodlarını kimseyle paylaşmaması gerektiğini öğretin.
  • Aile bireylerinin kendi hesaplarından çocuk hakkında ne kadar bilgi paylaştığına da dikkat edin.
  • İnternette yaşanan bir sorun karşısında çocuğu suçlamak yerine onun konuşmasını ve yardım istemesini teşvik edin.
  • Şüpheli mesaj, hesap veya paylaşım olduğunda ekran görüntülerini, kullanıcı adlarını ve diğer kanıtları saklayın.
  • Şüpheli hesapları ilgili platforma bildirin ve engelleyin.
  • Fiziksel tehdit, takip, şantaj veya ciddi tehlike söz konusuysa vakit kaybetmeden kolluk kuvvetlerine başvurun.
Konular :

çocukların sosyal medya güvenliği, çocukların internet güvenliği, çocukların fotoğraflarını paylaşmak

BÜLTEN ABONELİĞİ
Aileye ve hayata dair en güncel uzman görüşleri için bültenimize hemen ücretsiz abone olun!
Zorunlu Alan
Zorunlu Alan