Menopoz Döneminde Vücudun Verdiği 10 Sinyale Dikkat!
Sıcak basması, gece terlemesi, uykusuzluk, duygu durum değişiklikleri veya vajinal kuruluk… Bunların hepsi menopoz döneminde ortaya çıkabilir. Ancak menopoz yalnızca adetlerin kesilmesi anlamına gelmiyor. Vücudun verdiği bazı sinyaller, hormonal değişimin başladığını gösterebiliyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Gülin Feykan Yeğin, menopozun bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal dönemlerinden biri olduğunu belirterek, kadınların yaşadıkları şikayetleri kabullenmek yerine kişiselleştirilmiş bir sağlık değerlendirmesi yaptırmasının önemine dikkat çekiyor.

- “Menopoza girdim, kadınlığım bitti” demeyin
Menopoz, kadın yaşamının doğal dönemlerinden biridir. Kadınların yaşamında önemli bir dönüm noktası olmasına rağmen toplumda halen korku ve endişeyle karşılanabilmektedir.
Tıbbi olarak başka bir neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi menopoz olarak tanımlanıyor. Ancak kadınların günlük yaşamda “Menopoza giriyorum” şeklinde tanımladığı süreç çoğu zaman menopozun kendisinden ziyade, hormonların dalgalanmaya ve adet düzeninin değişmeye başladığı perimenopoz dönemidir.
Menopoz doğurganlığın sonu olarak bilinse de kadınlığın, cinselliğin, üretkenliğin, sosyal hayatın veya yaşam enerjisinin sona erdiği anlamına gelmiyor.
- Menopoz kaç yaşında başlar?
Doğal menopoz genellikle 45-55 yaş arasında gerçekleşiyor. Ortalama yaş yaklaşık 47-51 olmakla birlikte her kadının biyolojik saati aynı değil.
Özellikle 40 yaşından önce adetlerin kesilmesi, sıradan bir menopoz olarak değerlendirilmemeli. Bu durumda prematür over yetmezliği açısından araştırma yapılması gerekiyor.
“Annem 39 yaşında menopoza girdi, ben de erken girerim” düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle 40 yaşından önce adetlerin belirgin şekilde düzensizleşmesi veya kesilmesi halinde tıbbi değerlendirme yapılmasını öneriyor.

- Menopozun 10 önemli belirtisi
Sıcak basması menopozun en çok bilinen belirtilerinden biri. Ancak menopoz belirtileri bununla sınırlı değil. Perimenopoz ve menopoz döneminde hormonal değişimlere bağlı olarak farklı şikayetler ortaya çıkabiliyor.
Vücudunuzun verdiği 10 önemli sinyal şöyle:
- Sıcak basması
- Adet aralarının açılması veya sıklaşması
- Gece terlemeleri
- Uyku problemleri
- Duygu durum değişiklikleri
- Konsantrasyon güçlüğü
- Vajinal kuruluk
- Cinsel ilişki sırasında ağrı
- Libido değişiklikleri
- Üriner sistem sorunları
Özellikle sıcak basması, gece terlemesi, uyku sorunları ve vajinal kuruluk gibi şikayetler yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebiliyor.
- Her adet düzensizliği menopoz değildir
Adetlerin düzensizleşmesi menopoz döneminin habercisi olabilir. Ancak her adet düzensizliğinin nedeni menopoz değildir. Gebelikten tiroid hastalıklarına ve rahim içi problemlere kadar pek çok farklı durum adet düzensizliğine yol açabilir.
Bu nedenle özellikle düzensiz veya yoğun kanamalar, “Yaşım geldi, herhalde menopoz” düşüncesiyle göz ardı edilmemeli.
Vajinal kuruluk ve yanmanın yanı sıra idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları da menopoz döneminde görülebiliyor.
- Menopoz tanısı için her zaman hormon testi gerekir mi?
Perimenopoz döneminde hormon seviyeleri önemli ölçüde dalgalanabiliyor. Bu nedenle hormon tahlilleri her kadında tek başına belirleyici olmayabiliyor.
Örneğin FSH değeri birkaç hafta arayla farklı sonuçlar verebilir. Bu nedenle menopoz değerlendirmesinde yalnızca tek bir hormon sonucuna bakmak yerine kadının yaşı, adet düzeni, şikayetleri ve genel sağlık durumu birlikte değerlendiriliyor.
Doç. Dr. Gülin Feykan Yeğin'e göre menopoz tanısında iyi alınmış bir öykü, çok sayıda hormon testinden daha değerli olabiliyor.
Menopoz dönemini genel sağlık kontrolü için fırsata çevirin
Menopozla birlikte yalnızca adet düzeninin değil, genel kadın sağlığının da yeniden değerlendirilmesi önem taşıyor.
Bu dönemde;
- Kemik sağlığı,
- Kalp-damar hastalıkları açısından riskler,
- Tansiyon,
- Kolesterol,
- Kan şekeri,
- Vücut kompozisyonu,
- Yaşa uygun kanser taramaları
daha fazla önem kazanıyor.
Meme ve rahim ağzı kanseri taramalarının yaşa ve kişisel risklere göre sürdürülmesi gerekiyor. Osteoporoz açısından risk değerlendirmesi yapılması ve uygun yaşta veya risk faktörü bulunması halinde kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi önem taşıyor.
- Menopoz sonrası kanamayı asla görmezden gelmeyin
Özellikle menopoz sonrası ortaya çıkan kanama mutlaka tıbbi olarak değerlendirilmelidir. Menopozun üzerinden zaman geçtikten sonra meydana gelen kanamalar, “yeniden adet oldum” şeklinde düşünülerek normal kabul edilmemeli.
- Menopozda hormon tedavisi herkese uygun mu?
Özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi vazomotor semptomların tedavisinde menopoz hormon tedavisi, en etkili seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Tedavi, kemik kaybının önlenmesine de katkı sağlayabiliyor.
Ancak hormon tedavisi her kadına otomatik olarak önerilmiyor.
Hormon tedavisine karar verilirken;
- Kadının yaşı,
- Menopozun üzerinden geçen süre,
- Rahmin bulunup bulunmaması,
- Meme sağlığı,
- Tromboz riski,
- Kardiyovasküler riskler,
- Eşlik eden hastalıklar,
Tedavi edilmek istenen şikayetler birlikte değerlendiriliyor.
Bu nedenle menopoz tedavisi kişiye özel olarak planlanmalı.
Menopoz sonrası sağlıklı yaşam için 5 altın kural
Menopoz, yaşamın yavaşladığı veya kadınların şikayetlerini kabullenmek zorunda olduğu bir dönem değil. Bu dönemde sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek, ilerleyen yıllardaki sağlık açısından da önem taşıyor.
1. Kaslarını koru
Yürümenin ve günlük hareketin yanı sıra kuvvet ve direnç egzersizlerini de yaşamının bir parçası haline getir.
2. Kemiklerini koru
Beslenmene, kalsiyum ve D vitamini durumuna ve osteoporoz riskine dikkat et.
3. Kalbini koru
Tansiyon, kan şekeri, kolesterol, kilo ve bel çevreni takip et. Sigara kullanıyorsan bırak.
4. Kontrollerini aksatma
Menopoz, jinekolojik takiplerin sona erdiği anlamına gelmiyor. Yaşa ve kişisel risklere uygun taramaların düzenli olarak yapılması gerekiyor.
5. Şikayetlerine katlanma
Sıcak basması, uykusuzluk, vajinal kuruluk, ağrılı ilişki veya idrar yolu yakınmaları “Yaşlandık artık, normal” denilerek kabullenilmemeli.
Bu şikayetlerin önemli bir kısmı tedavi edilebilir. Önemli olan, yaşanan belirtileri doğru değerlendirmek ve kişiye uygun tedavi seçeneklerini hekimle birlikte belirlemek.