EBEVEYN VE ÇOCUK

Çocuğunuza Bunları Öğretin: Arkadaşının Kıyafetiyle, Görünüşüyle Dalga Geçmek Şaka Değil

Hepimiz Aileyiz Kurumsal Icon hepimizaileyiz.com.tr
Yayın : 06.09.2026

Çocuğunuza Bunu Öğretin: Arkadaşının Kıyafetiyle, Görünüşüyle Dalga Geçmek Şaka Değil

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların arkadaş ilişkileri yeniden gündeme gelirken, uzmanlar ebeveynleri akran zorbalığı konusunda uyarıyor. Bir çocuğun boyu, kilosu, görünüşü, kıyafeti, ailesinin ekonomik durumu ya da ilgi alanları üzerinden yapılan alayların "şaka" olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Psikolog Sabahattin Karyelioğlu, akran zorbalığının yalnızca fiziksel saldırılardan ibaret olmadığını belirtiyor. Karyelioğlu'na göre bir çocuğa acı vermek, onu sindirmek veya korkutmak amacıyla tekrarlanan fiziksel, psikolojik ya da duygusal davranışlar akran zorbalığı kapsamında değerlendiriliyor.

Çocuğunuza Bunu Öğretin: Arkadaşının Kıyafetiyle, Görünüşüyle Dalga Geçmek Şaka Değil

  • "Şaka yaptım" demek davranışı masumlaştırmıyor

Çocuklar arasında isim takma, görünüşle dalga geçme, kıyafetleri küçümseme veya bir arkadaşını grubun dışında bırakma zaman zaman "şakalaşma" olarak değerlendirilebiliyor. Ancak Millî Eğitim Bakanlığı'nın akran zorbalığı rehberinde, karşı tarafı incitme veya zarar verme amacı taşıyan davranışların şaka olarak kabul edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlara göre burada çocuklara verilmesi gereken mesaj oldukça net: Bir davranış karşısındaki kişiyi küçük düşürüyor, incitiyor veya dışlıyorsa bunu eğlence olarak görmek doğru değil.

  • Eski çanta ya da aynı ayakkabı utanılacak bir şey değil

Çocukların birbirlerini özellikle kıyafet, ayakkabı, çanta veya maddi imkânlar üzerinden değerlendirmesi, okul ortamında dışlanmaya zemin hazırlayabiliyor.

MEB'in akran zorbalığı rehberinde, farklı fiziksel özelliklere sahip olmanın yanı sıra dezavantajlı gruplara dahil olmanın da çocukların zorbalığa maruz kalmasında rol oynayabildiği belirtiliyor. Boy, kilo, gözlük, diş teli veya konuşma farklılıkları bunlar arasında sayılıyor.

Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarına, "Herkes aynı imkânlara sahip olmak zorunda değil" mesajını vermesi önem taşıyor. Eski bir çantayla okula gitmek, aynı ayakkabıyı uzun süre giymek veya modayı takip etmemek bir çocuğun değerini belirlemiyor.

  • Farklı olmak kusur değil

Uzmanlara göre çocukların farklılıklarla karşılaşmayı küçük yaşlardan itibaren öğrenmesi, sağlıklı sosyal ilişkilerin kurulması açısından önemli.

Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Elif Bilgin de akran zorbalığını eşit olmayan güç ilişkisi çerçevesinde değerlendiriyor ve zorbalığın çocuklar ile ergenler üzerinde ruhsal ve bedensel açıdan olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle çocuklara yalnızca "zorbalık yapma" demek yerine, başkasının yerine kendisini koymayı, farklılıkları kabul etmeyi ve arkadaşının sınırlarına saygı göstermeyi öğretmek gerekiyor.

Çocuğunuza Bunlari Öğretin: Arkadaşının Kıyafetiyle, Görünüşüyle Dalga Geçmek Şaka Değil

Zorbalık yalnızca mağduru etkilemiyor

Akran zorbalığının etkileri sadece zorbalığa maruz kalan çocukla sınırlı kalmıyor.

MEB'in rehberinde, zorbalığa tanık olan öğrencilerin de korku, endişe, üzüntü ve kendilerini güçsüz hissetme gibi duygular yaşayabileceği belirtiliyor. Zorbalığın okuldan uzaklaşma ve okula aidiyet duygusunun azalması gibi sonuçları da olabiliyor.

Bu nedenle okul ortamında çocuklara yalnızca "zorbalık yapmamak" değil, zorbalığa tanık olduğunda doğru bir yetişkinden yardım istemek de öğretilmeli.

  • Ebeveynler çocuklarına ne söylemeli?

Uzmanların değerlendirmeleri doğrultusunda ebeveynler çocuklarıyla şu mesajları paylaşabilir:

  • "Kimsenin görünüşüyle, kilosuyla, boyuyla veya kıyafetiyle dalga geçme."
  • "Bir arkadaşının eski çantası veya ayakkabısı olması onunla dalga geçebileceğin anlamına gelmez."
  • "Herkes aynı değildir ve farklı olmak kötü bir şey değildir."
  • "Birini üzüyorsa buna şaka deme; özür dile ve davranışını değiştir."
  • "Bir arkadaşının zor durumda olduğunu görürsen onu yalnız bırakma."
  • "Bir çocuğun ailesinin maddi durumu onun değerini belirlemez."

Çünkü çocuklara verilen bu mesajlar yalnızca zorbalığı önlemeye değil, daha anlayışlı, saygılı ve kapsayıcı ilişkiler kurmalarına da yardımcı olabilir.

Uzmanlardan ailelere önemli mesaj

Akran zorbalığı yalnızca okulda çözülecek bir problem değil. Millî Eğitim Bakanlığı da zorbalıkla mücadelede okul ve aile iş birliğinin önemine dikkat çekiyor. Nitekim Ocak 2026'da Yenimahalle Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen panelde de akran zorbalığının yalnızca bireysel bir sorun olmadığı; okul iklimini, sınıf ilişkilerini ve sosyal bağları etkileyen çok boyutlu bir problem olduğu vurgulandı.

Çocuklara bırakabileceğimiz en önemli miraslardan biri, kendisinden farklı olana karşı küçümsemek yerine anlamayı; dışlamak yerine yanında olmayı öğretmek olabilir.

Çocuğunuz Zorbalığa Uğruyor Olabilir:

Çocuğunuz Zorbalığa Uğruyor Olabilir: Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken 8 İşaret

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların arkadaş ilişkileri yeniden gündeme gelirken, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken önemli konulardan biri de akran zorbalığı. Uzmanlara göre zorbalık her zaman açık bir şekilde gerçekleşmiyor. Çocuğun davranışlarında meydana gelen değişiklikler, bazen yaşananların önemli bir işareti olabiliyor.

Bir çocuğun boyu, kilosu, görünüşü, kıyafeti, maddi durumu, ailesi veya ilgi alanları üzerinden alay edilmesi; dışlanması, tehdit edilmesi ya da fiziksel olarak zarar görmesi zorbalığın farklı biçimleri arasında yer alıyor. İnternet ve sosyal medya ise bu davranışların okul dışına taşınmasına ve siber zorbalığa dönüşmesine neden olabiliyor.

Zorbalık her zaman kolay fark edilmiyor

Ebeveynler çoğu zaman zorbalık yapan çocuğu veya zorbalığa maruz kalan çocuğu kolayca tanıyabileceklerini düşünüyor. Ancak gerçek hayatta durum filmlerdeki kadar belirgin olmayabiliyor.

Amerikan Pediatri Akademisi'nin ebeveynlere yönelik bilgilendirmelerinde de zorbalığın fiziksel saldırının yanı sıra sözlü, sosyal ve dijital biçimlerde ortaya çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

Bu nedenle çocuğun yalnızca üzerinde görülen fiziksel izlere değil, duygusal ve davranışsal değişimlerine de dikkat etmek gerekiyor.

  • Çocuğunuz zorbalığa maruz kalıyorsa bu işaretlere dikkat

Ebeveynlerin özellikle daha önce görülmeyen davranış değişikliklerini gözlemlemesi önemli.

Açıklanamayan yaralanmalar: Çocuğun vücudunda nedenini açıklamakta zorlandığı morluk, çizik veya başka yaralanmalar görülmesi dikkat edilmesi gereken işaretlerden biri olabilir.

Eşyaların kaybolması veya zarar görmesi: Okul kitaplarının, çantasının, kırtasiye malzemelerinin ya da kişisel eşyalarının sık sık kaybolması veya zarar görmesi de göz ardı edilmemeli.

Arkadaşlarından uzaklaşması: Daha önce arkadaşlarıyla vakit geçirmekten hoşlanan bir çocuğun giderek yalnızlaşması, arkadaşlarından uzak durması veya okulda kendisini güvensiz hissetmesi önemli bir değişiklik olabilir.

Uyku sorunları: Uyku düzeninde bozulma, gece sık uyanma veya okula gitmeden önce belirgin kaygı yaşama gibi değişiklikler de takip edilmeli.

Duygusal değişimler: Çocuğun daha içine kapanık, kaygılı, mutsuz veya öfkeli hale gelmesi tek başına zorbalık yaşadığını kanıtlamaz. Ancak bu değişiklikler başka belirtilerle birlikte ortaya çıkıyorsa üzerinde durulması gerekir.

Çocuğunuz konuşmak istemeyebilir

Zorbalığa uğrayan çocukların yaşadıklarını anne ve babalarına anlatmaması oldukça mümkün. Bunun altında utanma, arkadaşlarını kaybetme korkusu veya zorbalık yapan kişinin daha fazla misillemede bulunmasından çekinme gibi nedenler olabilir.

Bu nedenle ebeveynlerin çocuğu sürekli sorgulamak yerine güvenli bir konuşma ortamı oluşturması önem taşıyor.

"Ne oldu, neden anlatmıyorsun?" gibi suçlayıcı veya baskı oluşturan bir yaklaşım yerine, çocuğa gerektiğinde yanında olunacağının hissettirilmesi daha sağlıklı bir iletişim kurulmasına yardımcı olabilir.

  • Zorbalık sadece fiziksel şiddet değildir

Zorbalık denildiğinde çoğu kişinin aklına kavga veya fiziksel saldırı geliyor. Oysa zorbalık farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor.

  • Sözel zorbalık: Hakaret etmek, aşağılamak, alay etmek veya sürekli küçük düşürücü ifadeler kullanmak.
  • Fiziksel zorbalık: İtmek, vurmak, tekmelemek veya fiziksel acıya neden olacak davranışlarda bulunmak.
  • Sosyal zorbalık: Bir çocuğu arkadaş grubundan dışlamak, hakkında söylenti yaymak veya sosyal itibarına zarar vermeye çalışmak.
  • Siber zorbalık: Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya diğer dijital platformlar üzerinden çocuğu hedef almak, aşağılamak veya taciz etmek.

Bu nedenle "Ama ona sadece şaka yaptılar" yaklaşımı her zaman doğru olmayabilir. Bir davranış çocuğu sürekli olarak küçük düşürüyor, korkutuyor veya grubun dışında bırakıyorsa bunun üzerinde durulması gerekiyor.

Çocuğunuz zorbalık yapan taraf olabilir

Ebeveynlerin yalnızca çocuklarının zorbalığa maruz kalıp kalmadığını değil, başka çocuklara zorbalık yapıp yapmadığını da gözlemlemesi gerekiyor.

Çocuğun sık sık kavga etmesi, okulda disiplin sorunları yaşaması, saldırgan davranışlarının artması veya davranışlarında belirgin bir değişiklik görülmesi dikkat edilmesi gereken işaretler arasında sayılıyor.

Eve açıklayamadığı yeni eşyalarla veya parayla gelmesi de ebeveynlerin üzerinde durması gereken durumlardan biri olabilir.

Ancak uzmanlara göre bu belirtilerin hiçbiri tek başına çocuğun zorbalık yaptığı anlamına gelmez. Önemli olan davranış değişikliklerini bir bütün olarak değerlendirmek.

Çocuklara empati ve farklılıklara saygı öğretilmeli

Zorbalığı önlemenin yollarından biri de çocuklara küçük yaşlardan itibaren farklılıklara saygı göstermeyi öğretmek.

Çocuğa;

  • Kimsenin görünüşüyle, kilosuyla veya boyuyla dalga geçmemesi,
  • Bir arkadaşının kıyafeti ya da ayakkabısı üzerinden onu küçümsememesi,
  • Eski bir çanta veya ayakkabı kullanmanın utanılacak bir şey olmadığı,
  • Her çocuğun aynı ekonomik ve sosyal koşullarda büyümediği,
  • Farklı olmanın bir kusur olmadığı,
  • Bir arkadaşının dışlandığını gördüğünde bunu görmezden gelmemesi anlatılmalı.

Çünkü okulun amacı birbirinden üstün olmak değil, birlikte öğrenmek, gelişmek ve sosyal beceriler kazanmak.

  • "Güçlü olmak başkasını ezmek değildir"

Çocukların zorbalığa karşı kendilerini koruyabilmeleri için yalnızca fiziksel olarak güçlü olmaları gerekmiyor. Güvenli bir şekilde ortamdan uzaklaşmayı, gerektiğinde net bir şekilde "Hayır" diyebilmeyi ve bir yetişkinden yardım istemeyi öğrenmeleri de önemli.

Öte yandan zorbalık yapan çocuğu yalnızca "kötü çocuk" olarak etiketlemek de sorunu çözmüyor.

Çocuğun öfkesini yönetmesine, empati geliştirmesine, sosyal ipuçlarını doğru anlamasına ve hayal kırıklıklarıyla daha sağlıklı başa çıkmasına yardımcı olmak gerekiyor.

Çocuğunuzun yanında olduğunuzu hissettirin

Akran zorbalığıyla mücadelede en önemli adımlardan biri, çocuğun kendisini yalnız hissetmemesi.

Ebeveynlerin çocuklarına verebileceği en önemli mesajlardan biri şu olabilir:

"Ne yaşarsan yaşa, bunu benimle paylaşabilirsin. Seni dinlemek ve sana yardımcı olmak için buradayım."

Çocuğun yaşadığı sorun küçümsenmemeli, "Boş ver, takma kafana" denilerek geçiştirilmemeli. Gerekli durumlarda okul yönetimi, öğretmen, rehberlik servisi veya çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlardan destek alınmalı.

Çünkü zorbalığı önlemek yalnızca zorbalığa maruz kalan çocuğu korumakla sınırlı değil; zorbalık yapan çocuğun da neden bu davranışı gösterdiğini anlamayı ve sağlıklı sosyal davranışlar geliştirmesine yardımcı olmayı gerektiriyor.

Konular :
BÜLTEN ABONELİĞİ
Aileye ve hayata dair en güncel uzman görüşleri için bültenimize hemen ücretsiz abone olun!
Zorunlu Alan
Zorunlu Alan