Hastalıklardan Korunmak İçin İnsülin Direncinizi Dengede Tutun
İşlenmiş gıdalar, karbonhidrat ağırlıklı beslenme ile birlikte son yıllarda artan hareket azlığı nedeniyle görülme sıklığı artan insülin direnci; kanser, obezite, tansiyon, diyabet, felç, karaciğer yağlanması gibi pek çok ciddi hastalığa davetiye çıkarıyor.
Uzmanlar, ailesinde şeker hastalığı bulunanların, sık sık kan şekeri düşüklüğü atakları yaşayanların, gebelik döneminde kan şekeri yüksekliği saptananların ve 40 yaşından önce kalp krizi ya da hipertansiyon öyküsü olan bireylerin, insülin direnci açısından yüksek risk taşıdığına dikkat çekiyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytaç Karadağ, insülin direncini dengelemek için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.

- İnsülin Direnci Ne Anlama Geliyor?
İnsülin direnci, vücudunuzdaki hücrelerin insüline karşı daha az duyarlı hale geldiği metabolik bir durumdur. Bu durum, insülin seviyelerinin yükselmesine ve zamanla kan şekeri seviyelerinin artmasına ve buna bağlı bir dizi sağlık sorununa yol açar. Bu durum, genetik, obezite, beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve iltihaplanma gibi birçok farklı faktörden etkilenir.
- İnsülinin Nedir?
İnsülin direncini anlamak için öncelikle insülinin rolünü anlamak faydalı olacaktır.
İnsülin, pankreasınız tarafından üretilen ve kan şekeri seviyenizi düzenlemeye yardımcı olan bir hormondur. İnsülini, hücrelerin kilidini açan ve vücudun tercih ettiği yakıt olan glikozun kan dolaşımından içeri girmesine izin veren bir anahtar olarak düşünün.
- İnsülinin Çalışma Şekli
Yemek yedikten sonra kan şekeri yükselir ve bu da pankreasınıza insülin salgılaması için sinyal gönderir. İnsülin kanınızda dolaşır ve hücrelerinizin yüzeyindeki reseptörlere bağlanarak GLUT4 adı verilen taşıyıcı proteinleri aktive eder.
Bu GLUT4 taşıyıcıları, glikozu kanınızdan alıp hücrelerinizin içine taşıyan kanallar görevi görür. Hücreleriniz bu glikozu hemen enerji için kullanabilir veya daha sonra kullanmak üzere depolayabilir.
Yediğiniz yemekten aldığınız tüm glikoz hücrelerinize alındıktan sonra, kan şekeriniz tekrar düşer. Bu, pankreasınıza insülin üretimini durdurması için sinyal verirken, 'taşıyıcı proteinler' bir sonraki öğünü beklemek üzere hücrenin içine geri döner. Bu ince ayarlı geri bildirim döngüsü, kan şekerinizin sıkı bir şekilde kontrol edilen bir aralıkta kalmasını sağlar – ne çok yüksek, ne de çok düşük.
İnsülin Direncini Doğal Yollarla Nasıl Tersine Çevirebilirsiniz?
- Sürekli acıkanlar dikkat!
Vücutta insülin direnci gelişmesiyle, tüketilen gıdalar öğütülemediği ve yağ olarak depolandığı için kilo alımı artmakta ve yapılan diyete rağmen kilo verilememektedir. İnsülin direncinde kilo hem zor kaybedilir,hem kolay kazanılır. Aynı zamanda acıktırıcı etkisi olan insülin bu hastalarda fazla miktarda üretildiği için açlığa tahammül azalmaktadır.
- Pek çok hastalığa yol açıyor
İnsülin direnci, tüketilen şekerli ve unlu, hamur işleri, ekmek, makarna, pirinç gibi karbonhidratı bol gıdaların beslenme alışkanlığı haline dönüştürülmesiyle gelişen bir hastalıktır. Karaciğerde yağlanmaya yol açmasının yanında kalp ve beyin gibi hayati organlara da etki ederek kalp krizi, felç gibi hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.
Pankreas bir müddet sonra insülin üretmekten yorularak tembelleşir ve kan şekeri düzeyi yükselmeye başlar.Buna bağlı olarak ilk önce kan şekeri düşüklüğü, çabuk acıkma sonrasında ise kendini şeker hastalığı olarak belli etmektedir.
Şeker hastalığı yatkınlığına sebep olması haricinde obezite, adet düzensizliği, kısırlık, kilo vermekte zorlanma, gut hastalığı, yüksek tansiyon, fibrokistik meme hastalığı, kısırlık, yumurtalıklarda kist, kalp krizi, felç, kolesterol, trigliserid yüksekliği ile meme, akciğer, pankreas, prostat, karaciğer, kalın bağırsak kanseri gibi birçok ciddi hastalığa zemin hazırlamaktadır.
- 40 yaşından önceki kalp ve tansiyon riskli
Vücutta insülin direncinin yükselmesi açlık krizi, çabuk acıkma, yeme düşkünlüğü, yemekten sonra uyku bastırması, tatlı yeme dürtüsü, gece yeme isteği, halsizlik, çabuk yorulma, konsantrasyon eksikliği, unutkanlık, kronik yorgunluk sendromu, sinirlilik, terleme, çarpıntı, sabahları yorgun kalkma, cinsel isteksizlik, erken boşalma, ereksiyon problemi, ödem, horlama, gün içinde uyuklama hissi şikayetleri olduğunda muhakkak insülin direncine yönelik araştırma yapılması gerekmektedir.
Ailesinde şeker hastalığı olan, şeker düşüklüğü atakları olan, gebelik döneminde kan şekeri yükselmiş olan, 40 yaşın altında kalp krizi veya tansiyon yüksekliği olan insanlar insülin direnci açısından risklidir.
- Yaşam tarzınızı değiştirin
İnsülin direncini dengelemek için haftada 4 gün bir saat yürüyüş yapın, karbonhidratsız beslenme alışkanlığı kazanın ve akşam 20.00’dan sonra yemek yemeyin. Açlık kan şekeri ve insülin değerinin formülasyonu ile elde edilen HOMA-IR skoru çok yüksekse uzmana danışarak yaşam tarzı değişikliğine ilaveten tıbbi ilaç desteği de önerilebilir.
İnsülin direnci dengelendiğinde yaşam kalitesi ciddi oranda artıyor
- İnsülin direnci dengelendiğinde vücutta meydana gelen değişimler şöyle sıralanmaktadır:
- Hipoglisemi sorunu ortadan kalkıyor.
- Tatlı krizleri, açlık nöbetleri yok oluyor.
- Uyuklamalar, sinirlenmeler, öfkeler, anlamsız, aşırı ve ani tepkiler, uyku bölünmeleri, çarpıntı ve terlemeler tarihe karışıyor.
- Kilo vermek kolaylaşıyor. Verilen kilolar geriye alınmıyor.
- Kan şekeri yükselmeleri sona eriyor. Şeker hastası olmanın önüne geçilebiliyor.
- Kan yağları dengeleniyor.
- Trigliserid normale dönüyor.
- İyi kolesterol HDL yükseliyor. Total kolesterol düşüyor.
- Kan basıncının dengelenmesi kolaylaşıyor.
- Karaciğer yağlanması ortadan kalkıyor.
- İnsülin Direncinden Muzdarip Olabileceğinizin Belirtileri
İnsülin direnci genellikle zamanla kademeli olarak gelişir ve erken evrelerinde belirgin semptomlara neden olmayabilir. Bu nedenle, özellikle hastalığı geliştirme risk faktörleriniz varsa, önleme çok önemlidir.
Erken yaşlarda sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek, riskinizi azaltmanıza ve genel metabolik sağlığınızı desteklemenize yardımcı olabilir. İnsülin direnci, özellikle ilerledikçe, çeşitli şekillerde kendini gösterebilir.
Aşağıda dikkat edilmesi gereken bazı önemli belirti ve semptomlar yer almaktadır:
1. Yüksek Kan Şekeri Seviyeleri
İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleme yeteneğini bozarak yüksek glikoz seviyelerine yol açar. Bu durum sık idrara çıkma, artan susuzluk ve yorgunluk gibi belirtilere neden olabilir. Kan testleri, yüksek açlık glikoz seviyelerini veya yüksek HbA1C değerini doğrulayabilir. Bununla birlikte, yüksek kan şekeri seviyeleri genellikle insülin direncinin geç bir belirtisidir ve bazen on yıllar sonra ortaya çıkar.
Bu, erken dönem insülin direncini teşhis etmek için yalnızca HbA1C'ye güvenmenin güvenilir olmadığı anlamına gelir.
2. İnatçı Kilo Alımı
İnsülin direnci sıklıkla kilo alımına, özellikle de karın bölgesinde (viseral yağlanma) artışa katkıda bulunur.
Yüksek insülin seviyeleri yağ depolanmasını teşvik eder ve erkeklerde 100 cm'den, kadınlarda ise 88 cm'den fazla bel çevresi, insülin direncinin erken bir göstergesi olarak faydalı olabilir.
3. Kilo Vermede Zorluk
Paradoksal olarak, insülin direnci kilo vermeyi zorlaştırabilir. Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizle bile, insülin direnci olan kişiler bozulmuş metabolik süreçler nedeniyle fazla kilolarından kurtulmakta zorlanabilirler.
4. Koyu Cilt Lekeleri
Akantozis nigrikans veya koyu, kadifemsi cilt lekeleri, boyun, koltuk altı veya kasık gibi bölgelerde gelişebilir. Bu, insülin direncinin belirleyici (ancak nispeten nadir) bir belirtisidir.
5. Yüksek Tansiyon
İnsülin direnci, yüksek tansiyonla yakından ilişkilidir; çünkü her iki durum da iltihaplanma ve bozulmuş damar fonksiyonu gibi ortak altta yatan mekanizmalara sahiptir. Yüksek tansiyon ayrıca kardiyovasküler komplikasyon riskini de artırır.
6. Sağlıksız Kolesterol Seviyeleri
İnsülin direnci, trigliserit ve LDL (kötü kolesterol) seviyelerinin yükselmesine ve HDL'nin (iyi kolesterol) düşmesine neden olabilir. Bu lipid dengesizliği, kalp hastalığı ve diğer kardiyovasküler rahatsızlık riskini artırır.
7. Metabolik Sendrom
Bu durum insülin direnciyle yakından ilişkilidir ve diyabet, kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde artırır. Metabolik sendrom kriterleri, aşağıdakilerden üç veya daha fazlasına sahip olmaktır:
- Geniş bel: Kadınlarda en az 89 santimetre, erkeklerde ise en az 102 santimetre ölçüsünde bel çevresi.
- Yüksek trigliserit seviyeleri: Trigliserit kolesterol seviyelerinin 1,7 mmol/L veya daha yüksek olması
- Düşük "iyi" veya yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterolü — erkeklerde 1,04 mmol/L'den, kadınlarda ise 1,3 mmol/L'den düşük HDL kolesterol seviyeleri.
- Yüksek tansiyon: Ortalama tansiyon değerlerinin 130/85 mm Hg veya daha yüksek olması
- Yüksek açlık kan şekeri ( açlık glukozu 5,6 mmol/L veya üzeri)
Bu belirtileri fark ederseniz veya insülin direncine yönelik risk faktörleriniz varsa, doğru değerlendirme ve yönlendirme için bir uzman hekime danışmanız önemlidir. Erken müdahale, insülin direncini yönetmede ve potansiyel olarak tersine çevirmede önemli bir fark yaratabilir!
#insülin direnci #hastalıklardan korunma
Dr. Aytaç Karadağ