İyilik Yapmak İnsana İyi Gelir mi?
İyilik yapmak yalnızca başkasına değil, kişiye de iyi gelebiliyor. Ancak uzmanlara göre sürekli başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymak, zamanla iyilikten çok kendini ihmal etme davranışına dönüşebiliyor. Peki sağlıklı iyilik nedir, iyilik yapmak psikolojik iyi oluşu nasıl etkiler ve iyilik yaparken sınır koymak neden önemlidir?
Uzman Klinik Psikolog Seren Doğantekin, iyilik yapmanın hem yardım edilen hem de yardım eden kişi üzerindeki psikolojik etkileri ile iyilikte sınır koymanın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

İyilik Yapmanın da Bir Sınırı Var
- İyilik yapmak psikolojik olarak insana iyi gelir mi?
Bir başkasına yardımcı olmanın yalnızca karşıdaki kişiye değil, yardım eden kişiye de psikolojik olarak iyi gelebileceğini ifade eden Seren Doğantekin, bunun önemli nedenlerinden birinin iyilik davranışının kişide anlamlı ve faydalı olma hissini güçlendirmesi olduğunu söyledi.
İyiliğin aynı zamanda sosyal bağ kurma, aidiyet ve yeterlilik duygularını desteklediğini belirten Doğantekin, şöyle konuştu:
“Nöropsikolojik çalışmalar da prososyal davranışların beynin ödül, empati ve sosyal bağlarla ilişkili sistemleriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bazen çok küçük bir yardımın ardından bile ‘Ben de iyi hissettim’ diyebiliriz.”
Doğantekin, burada yalnızca karşı tarafın mutluluğunu görmenin değil, bir başkasının hayatında olumlu bir etki yaratabildiğimizi hissetmenin de önemli olduğunu vurguladı.

- Düzenli iyilik yapmak ruh sağlığını destekler mi?
Düzenli iyilik davranışlarının ruh sağlığı üzerinde daha uzun vadeli etkileri olabileceğini kaydeden Doğantekin, prososyal davranışlarla psikolojik iyi oluş arasında genel bir ilişki bulunduğunu ifade etti.
Özellikle kişinin yaşamını anlamlı ve değerli hissetmesiyle ilişkili iyi oluş üzerindeki bağlantının daha belirgin olduğuna dikkat çeken Doğantekin, şunları söyledi:
“İyiliği yalnızca birkaç dakikalık mutluluk veren bir davranış olarak düşünmemek gerekir. Düzenli ve kişinin kendi isteğiyle gerçekleştirdiği yardım davranışları sosyal bağları, yaşamın anlamlı olduğu hissini ve psikolojik iyi oluşu destekleyebilir.”
İyilik gerçekten bulaşıcı mı?
İyilik gören kişinin de başkasına iyilik yapma eğiliminin artabileceğini belirten Seren Doğantekin, psikolojide “iyilik bulaşıcıdır” ifadesinin karşılığı olduğunu söyledi.
Bu noktada genelleştirilmiş karşılıklılık kavramına dikkat çeken Doğantekin, kişinin kendisine yapılan iyiliği aynı kişiye değil, başka birine aktarabileceğini belirtti.
“Deneysel çalışmalar, yardım alan kişilerin daha sonra başka insanlara karşı daha cömert davranabildiğini gösteriyor.” Ancak Doğantekin, bu etkinin her koşulda otomatik olarak ortaya çıktığını söylemenin doğru olmayacağını da vurguladı.
- İyilik yaparken karşılık beklemek yanlış mı?
İyilik yaparken takdir edilme veya karşılık görme beklentisinin insani bir durum olduğunu belirten Doğantekin, insan ilişkilerinde karşılıklılığın önemli olduğunu söyledi.
Ancak sorun, iyiliğin zamanla “görünmez bir borç sözleşmesine” dönüşmesiyle başlayabiliyor. Doğantekin, bu durumu şöyle açıkladı:
“‘Ben senin için bunu yaptım, şimdi sen de benim için bunu yapmak zorundasın’ düşüncesi güçlendikçe yardım gönüllülükten çıkarak ilişkinin üzerinde baskı oluşturmaya başlayabilir.”
Sağlıklı ilişkilerde karşılıklılığın bulunduğunu belirten Doğantekin, yapılan her iyiliğin aynı ölçüde ve aynı biçimde geri ödenmesinin gerekmediğini ifade etti.
- İyilik yaparken sınır koymak bencillik mi?
İyilikte sınır koymanın bencillik olmadığını vurgulayan Seren Doğantekin, sürekli başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymanın zamanla kendini ihmal etme davranışına dönüşebileceğini söyledi.
Doğantekin, kişinin kendisine şu soruyu sormasının önemli olduğunu belirtti:
“Bunu gerçekten yapmak istediğim için mi yapıyorum, yoksa hayır dersem suçlu hissedeceğimden, reddedilmekten veya sevilmemekten korktuğum için mi?”
Kişinin sürekli kendi zamanından, enerjisinden ve ihtiyaçlarından vazgeçmesi; “hayır” diyememesi ve karşısındaki kişinin çözebileceği sorunları onun yerine çözmesi durumunda, yardım etmekle sorumluluk üstlenmek arasındaki sınırın bulanıklaşabileceğini ifade eden Doğantekin, şöyle konuştu:
“İyilikte sınır koymak bencillik değildir. Aksine kişinin hem kendisini hem de ilişkilerini koruyabilmesini sağlar.”
- Sürekli başkalarına yardım etmek kişinin kendi sorunlarından kaçması anlamına gelir mi?
İyilik yapmanın bazen kişinin kendi sorunlarından kaçma yöntemine dönüşebileceğine dikkat çeken Doğantekin, yardım etmenin sağlıklı bir davranış olmakla birlikte kişinin kendi duygularıyla karşılaşmaktan kaçınmasının bir yolu haline gelebileceğini söyledi.
Sürekli başkalarının problemleriyle ilgilenmenin kişinin kendi yalnızlığına, kaygısına, ilişkisel sorunlarına veya karşılamakta zorlandığı ihtiyaçlarına bakmasını ertelemesine imkân verebileceğini belirten Doğantekin, burada önemli olanın yardımın kendisinden çok davranışın işlevi ve kişinin bunu ne kadar esnek biçimde yapabildiği olduğunu vurguladı.
Doğantekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kişi başkalarıyla ilgilenmediğinde yoğun suçluluk hissediyor veya kendi ihtiyaçlarına zaman ayırmakta sürekli zorlanıyorsa bu örüntüyü değerlendirmek faydalı olabilir.”
İyilik yapmak mı insanı iyi hissettirir, iyi hissetmek mi iyilik yapmayı kolaylaştırır?
“Bir insanın iyi bir ruh halinde olması mı iyilik yapmasını kolaylaştırır, yoksa iyilik yapmak mı ruh halini iyileştirir?” sorusuna da açıklık getiren Doğantekin, ilişkinin iki yönlü olduğunu ifade etti.
Kişi kendisini iyi hissettiğinde çevresine yönelmesinin ve yardım etmesinin kolaylaşabileceğini belirten Doğantekin, yardım edildiğinde ise olumlu duygular
İyilik, Psikoloji, Psikolojik İyi Oluş, Sınır Koymak, İyilik Yapmak, Yardımlaşma
Psikolog Seren Doğantekin