Gelin Kaynana Sorunu... | |||
|
Açık olan şu ki, bu konu direkt olarak toplumun ve bireyin kültür, kişilik ve bakış açısıyla ilgilidir. Konuyu biraz açıklayalım. Anne hamilelik döneminin sıkıntılarına tahammül eder; geceleri uyanık kalır; çocuğuna kendi canından verir; onun sevinciyle sevinir, keder ve sıkıntılarıyla kederlenir; onu bir delikanlı yapmak İçin dayanılmaz zahmetlere katlanır.
Çocuğu büyüdüğünde ise evlenmesini arzular ve kapı kapı dolaşarak çocuğuna uygun bir eş arar. Gelin adayını bulma, nikah merasimi, düğün, ortak bir yaşam, birçok arzu ve dileklerle beraber bu ilişki başlar.
Ortak yaşam başladığında gelin ve damat her an bir arada olmak ister. Bu istek oğlanın annesine karşı ilgisizliğine sebep olur ve oğlan artık eskisi gibi annesine ilgi ve alaka göstermez. Devamlı eşiyle birlikte eğlenmekte, misafirliklere gitmekte ve yolculuklara çıkmaktadır.
Anne sanki ağır bir uykudan uyanmış gibi kendi kendine konuşmaya başlar: "Bir ömür boyu zahmet çekip saçlarımı süpürge ettim, ona bir kız aldım ve şimdi de o kız, oğlumu sahiplendi." Bu düşünce, düşmanlık tohumlarının yeşermesine ve gelinin yaptıklarının kayınvalidenin gözüne batmasına sebep olur. Diğer taraftan gelin, bütün akrabalarını ve ailesini bir tarafa bırakmış ve yeni bir evde yaşamaya başlamıştır. Kocasının sadece kendisine ilgi göstermesini beklemektedir. Annelerinin huzursuz olduğunu fark eden görümceler de devreye girince aile içi huzursuzluk, çatışma ve mutsuzluklar başlar.
Gelin kaynana sorununun sebeplerini daha iyi anlamak için şu hususlara dikkat etmekte fayda vardır:
• Damat annesinin ve eşinin isteklerinden haberdar değidir ve onların arasında dengeyi kuramaz.
• Annenin kızları ile gelinine eşit davranmaması da bu tarz problemlere sebep olmaktadır. Bazı kayınvalideler torunlarına bakmak, hediye almak gibi konularda kızlarını ve kızlarının çocuklarım kayırırlar, bu da gelinleriyle sorunlar yaşamalarına sebep olur.
Görünen tablo şu ki eğer damat, anne ve eşinin istekleri arasında bir denge yaratır; gereken eğitim ile onlarda hoşgörü, fedakârlık ve uyum hissi uyandırırsa bu önemli toplumsal sorun ortadan kalkacak veya daha önemsiz bir duruma gelecektir. Psikolog Dr. Davut İbrahimoğlu |