HERKES İÇİN PSİKOLOJİ - NİLGÜN SARI

Ailenin ve Çocuğun Duygusal Deneyimi “Kreş Günleri”

Hepimiz Aileyiz Kurumsal Icon hepimizaileyiz.com.tr
Yayın : 07.09.2012

Ailenin ve Çocuğun Duygusal Deneyimi Kreş Günleri

Çocuğun kreşe başlama yaşı ortalama olarak 3 yaştır. Çocuğun gelişim düzeyine ve ailenin ihtiyaçlarına göre bu yaş değişiklik gösterebilir. Çocuğun, evinden çıkarak anne ve babası olmadan yeni ve yabancı bir yere gitmesi onun için önemli bir “ ilk deneyim”dir.

Çocukların uyum sağlama kapasiteleri oldukça yüksek olmasına rağmen bazı çocuklar kreşe başlarken sorun yaşayabilirler. Bazıları da kreşe yeni başlamamış olmalarına rağmen uyumlarını bozan onları huzursuz eden sorunlar nedeniyle kreşe gitmekte zorluk yaşayabilirler.

Çocuğunuzu Kreşe Bırakırken

Yaşı ve gelişimi uygun olan çocuğu kreşe yollamaya karar vermek aile için önemli bir duygusal deneyimdir. Anne babalar kreş seçimi ve çocuğun gideceği yerde mutlu olması konusunda hassastırlar. Bu nedenle öncelikle çocuğa ve aileye uygun kreş seçiminin yapılması önemli bir adımdır.

Çocuk, Anne Babasının Duygularıyla Okula Hazır Olur

Anne baba olarak karar verdikten sonra bu konuda çocuğa karşı güvenli, kararlı ve tutarlı bir duruş sergilemek gerekir. Çocuklar anne babalarından gelen sözsüz mesajları kolaylıkla anlarlar. Kreşe gitme konusunda anne baba endişeli ise suçluluk duyuyorsa çocuk bunu hemen hissedecektir. Motive etmek için söylenen sözlerin çocuk için pek bir anlamı olmayacaktır. Anne babalar ne kadar rahat olurlarsa çocuk da rahat ve huzurlu olacaktır. Çocuğun kreş konusunda duygusal olarak hazırlanması anne babanın duyguları yoluyla olacaktır.

Çocuğun kreşle ilgili hazırlanmasının bir diğer adımı da bilgilendirmektir. Kreşi tanıtmak, orada neler yapacağını anlatmak, kreşi gidip ziyaret etmek, öğretmeni ile tanışmasını sağlamak uyumunu kolaylaştıracaktır.

Evde Hiç Sınırlandırılmamış Çocuklar Kreşe Gitmek İstemiyor

Anne babasından hiç ayrılmamış çocuklar kreşe giderken ayrılma da sıkıntı yaşayabilirler. Böyle bir durumda çocuğu bu ortama kademeli olarak alıştırmak iyi olacaktır. Kreşe bırakıp kaçarak değil, kısa bir süre yanında kalarak ve vedalaşarak ayrılmak, ilk günlerde kreşte daha az saat kalmasını sağlamak yerinde olacaktır.

Ebeveyn ile Öğretmen İşbirliği Uyumu Kolaylaştırır

Çekingen, kendine güveni düşük, kural konmakta sıkıntı yaşanan başka bir deyişle evde hiç sınırlandırılmamış çocuklar kreşe gitmek istemeyebilirler. Bu gibi durumlarda çocuğa seçme hakkı verilirse doğal olarak evi ve annesinin yanını tercih edecektir. Bunun yerine öğretmeni ile işbirliği yaparak zamanla uyumunu arttırmaya yönelik müdahaleler yapılması uygun olur.

Bunların dışında çocuğun kreşe gitmek istememe sebeplerini iyi araştırmak gerekir. Kreş yetkilileri ve öğretmeni ile problemi çözmeye yönelik görüşmeler yapılabilir. Onlardan kaynaklanan bir sorun varsa bunun giderilmesi sağlanabilir.

Aileler Kendilerini Suçlu Hissederler


Evde aile içinde yaşanan herhangi bir sorun da çocuğu etkiliyor olabilir. Çocuk yaşadıklarından dolayı kendini kaygılı, huzursuz, korkmuş ve güvensiz hissedebilir. Evde bir sorun olma ihtimali aileleri çoğunlukla korkutur ve kendilerini suçlanmış hissederler. Bunun için sorunu konuşmak, kabullenmek onlara zor gelebilir. Ya da yaşadıkları sorunla o kadar meşgullerdir ki çocuğu etkilediğinin farkına varamayabilirler.

Sorunlar Dönemsel Olabilir

Kreşe gitmekte zorlanan çocuğun yaşadığı bu sorunlar dönemsel olabilir ve basit müdahalelerle üstesinden gelinebilir. Çocuğun gitmek istememesi kronikleşebilecek bir sorunun varlığına da işaret edebilir. Eğer sorun basit müdahalelerle giderilemiyorsa bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Konular :