EVLİLİK HAYATI

Evlilikteki Sorunlar Görmezden Gelinerek Çözülemez! Evlilikler Neden Çatışmaya Dönüşür? Mutlu Evlilik İçin Ne Yapmalı?

Melis Demiryas Melis DEMİRYAS
Yayın : 24.01.2012 - Güncelleme : 19.01.2023

Mutlu ve sorunsuz bir evlilik, bu kuruma adımını atmış çiftler için en önemli tercihtir. Ancak ister evlilik olsun ister beraberlik, başarılı bir ilişki göründüğü kadar kolay değildir. Karmaşık bir yapıya ve hassas dengelere dayalı olan kadın-erkek ilişkisinin başarısıysa, uzmanların tavsiye ettiği birtakım basit ama önemli kurallara uymakla mümkün olabilir.

Evlilikteki sorunları halının altına süpürmek sorunları çözmeyi daha da zorlaştırabiliyor. Evlilikler çoğu zaman insanı ya hırçın ve çaresiz ya da huzurlu ve mutlu kılar. 

Bazen ilişkilerde sorunları görmezden gelmek, onları halının altına süpürmek ve her şey harikaymış gibi davranmak işin en kolayıdır. Ancak çoğu zaman bu sorun, yüzeyin altında pusuda bekler; deyim yerindeyse zamanla iltihaplanır. Evliliğinizdeki sorunlarla yüzleşmek zorunda kaldığınızda, üstesinden gelmek çok daha zor olabilir.

Durum size tanıdık geliyor mu? Pekala, belki de uzun süredir göz ardı ettiğiniz sorunlardan bazılarını hayatınızdan temizlemenin şimdi tam zamanı olabilir.

Evliliğinizde veya ilişkinizde sorunlar mı var? Sorunsuz ilişki olmaz ama kronikleşirse korkulan son kaçınılmaz olabilir. Oysa uzmanların tavsiye ettiği birkaç basit ve etkili kurala uymak sizi mutluluğa kavuşturabilir.

Neden ilişki problemlerini görmezden geliyoruz? Çiftler bu durumda ne yapmalı? Mutlu evliliğin kuralları neler? Sessiz evlilik neden tehlikelidir? Uzmanlara evlilikte yaşanan sorunları ve sağlıklı yürütülen evliliğin sırlarını sorduk. 

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, insanın doğuştan yarım ve yalnız olduğunu ifade ederken, evliliğin aslında kişinin kayıp olan yarısını bulma arayışı olduğuna dikkat çekti. Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy ise sessiz evlilik ve çiftler arasında doğru ilişki ve iletişime ilişkin değerlendirmede bulundu.

Evlilikler Neden Çatışmaya Dönüşür

 Biriyle olan sorunlarınızı görmezden gelmek, sorunları ortadan kaldırmaz... 

1. Güven Yoksa Evlilik de Yoktur 

Bu kurumun amacı bütünleşme arzusudur. Çünkü insanoğlu annesi ile bir bütün olarak ana rahminde gelişir. Bu bütünlük duygusu anneyle bir olma isteğidir. Anne rahminde kişi kendini güvende ve cenneteymiş gibi hisseder. Fakat annenin rahminden çıktığında insan o duyguya yeniden kavuşmak ister.

İşte sağlıklı ve mutlu bir evlilik, bu bütünlük duygusunu verdiği için kişiye güveni hissettirir. Ama güven yoksa bu takdirde hırçın ve çaresiz hissettirir. Bu yüzden evlilikler çoğu zaman insanı ya hırçın ve çaresiz ya da huzurlu ve mutlu kılar.

2. Evlilikler Nasıl Çatışmaya Dönüşür?

Bir insanı iki olgu rahatsız eder. Biri kendi iç sesidir. Diğeriyse başkalarının onun hakkında söyledikleridir. Bunu evliliklere de uyarlayabiliriz. Evliliklerde de kişiler eşleri hakkında iç seslerine ve eşlerinin kendilerine sarf ettiği sözlere ve yaptıklarına kafalarını çok takarlar. Bununla birlikte hem kendilerini hem de eşlerini suçlamaya başlarlar.

Evliliğin yolunda gitmemesinin en önemli nedenleri: Birbirini suçlayıcı tavır alma, küçümseme, saygısızlık, sürekli kendini savunma, iletişimsizlik ve saldırganlıktır...

Bir insanı mutlu eden de iki olgu vardır: Anlatmak ve anlaşılabilmek… Eğer evlilikte çatışma başlamışsa karı-koca ne dertlerini birbirlerine anlatabilirler, ne de anlaşıldıklarını düşünebilirler. Bu nedenle kendilerini güvende hissetmezler. Demek ki iç seslere kulak vermek ya da düşüncelerinizi içinize hapsetmek yerine anlatabilmek ve de doğru bir şekilde anlaşılabilmek çok önemli.

İşte, Mutlu Bir Evliliğin 10 Altın Kuralı 

3. Mutlu Evliliğin Kuralları Neler? 

3.1. Bankada bir hesap açtığınızı düşünün. Bu hesaba ne kadar mutlu an yatırırsanız ilişkiniz de o kadar mutlu ve uzun ömürlü olur. Amacınız hesabınızı mutlulukla doldurmak olmalı. 

3.2. Birbirinize olan ilgisizliğinizin nedenini bulun. Kıskançlıklar, hep bir arada olma, ilginin çocuklara kayması, maddi sorunlar, evlilik sorumluluklarının ağır gelmesi ve gerçekçi olmayan beklentiler çiftin birbirlerine olan ilgisini azaltabilir. 

3.3. Aklınızda bir anahtarlık hayal edin. Anahtarlığınıza koşulsuz sevme, anlayış, hoşgörü, arkadaş olabilme, samimiyet, şefkat, emek, sabır ve fedakarlık anahtarlarını takın. Anahtarlığa takılan tüm bu olgular mutlu evliliğin kapılarının altın anahtarlığını barındırır. 

3.4. Sevgiliyken yaptıklarınızı tekrarlayın. Çiftler her nedense evlenince, toplumun onlara yüklediği roller doğrultusunda evlilik sürecine sevgililiği birbirlerine yakıştıramazlar. Böylece kısa süre önce sevgiliyken yaşadıkları güzel paylaşımları evliliklerine taşıyamazlar. Hatta flörtü evliliğin doğal süreci olarak görmeme eğilimi hâkim olur.

Oysaki insanları değiştiren evlilik değil evliliğe bakış şekilleridir. Evlilikle birlikte sevgiliyken yaptıkları davranımlardan uzak duran çiftler zaman içerisinde hayatın onlara sunduğu monotonluğu yaşar ve sevgilerini, paylaşımlarını sorgulamaya başlarlar. Halbuki sevgiliyken yapılan küçük paylaşımların devam etmesi ilişkiyi ateşler. Kişilerin kendilerini daha iyi hissetmesi ve tutkularının devam ettiğini görmek kişileri birbirine bağlar. Eski tutku ve sevgilerinin devam ettiğini görmek ayrıca yeni paylaşımların artmasına da neden olur. 

3.5. Eşinizin bir konu hakkındaki fikirlerine ya da hayallerine değer verin. Katılmasanız dahi onun ortaya koyduğu fikirlere saygı duyun ve sonuna kadar dinleyin. 

3.6. Evliliğinizi monotonluktan kurtarmak için yenilikler yapın. Kaliteli zaman geçirmek için olanaklar yaratın. Ona beklenmedik küçük sürprizler yapın. Özel bir gün olmasa dahi ona küçük bir hediye alın. Birlikte vakit geçirmek için fırsat kollayın. Ortak zevklerinize uygun paylaşımlar yaratın. 

3.7. İlgi çekmek için ilişkinize gizem katın. 

3.8. Narsistik gereksinimlerinizi karşılayın. Kendinizi sevin ve beğenin. 

3.9. Eşinizi fark edin. Onun saçını boyadığını, zayıfladığını, sizin için yaptığı küçücük de olsa özel bir şeyi görün ve takdir edin. 

3.10. Öfkelendiğinizde asla şiddete başvurmayın. Mola verin, ortamı terk edin, duş alın ve uyuyun. Müzik dinleyin. Kavganızın dozajının yükseldiği anda nefes alıp vererek gevşeyin. Çatışmalarınızı yıkıcı değil yapıcı olarak ele alın. Kişisel eleştiri değil davranışsal eleştiri yapın. Kendinizi onun yerine koyun ve empati yapın.

 

Sessiz evlilikte sorunlar konuşulmuyor, gerginlikler artıyor!

4. Sorunlar Karşısında Sessizlik Neden Gerginliği Artırıyor?

Evlilik ilişkisinde çiftler arasında çok güçlü bir iletişim olması gerekir. Paylaşımın olmadığı ve sessizliğin hakim olduğu bir evlilikte sorunların çözümsüz kaldığı için zamanla olumsuz duygu birikimi ile gerginlik dozu artarak patlamalar yaşanabilir. 

Çiftler arasında duygusal yakınlık ve bağlılığı geliştirecek ölçüde eşlerin birbirine zaman ayırması ve iç dünyalarını birbirlerine açtıkları derinlemesine bir paylaşımın olması önemlidir. 

Sessizlik bireysel açıdan bir kişilik özelliği olabilir ancak evlilik ilişkisinin iletişim gerektirir. Eşlerin kendi iç dünyalarını birbirine açarak, çeşitli durumlara ilişkin duygu ve düşüncelerini paylaştıkları derinlemesine bir iletişimin olduğu ilişki kurulduysa, eşler birbirini yeterince tanıyor ve kişisel sınırlarına saygı ve kabul gösteriyorsa sessizlik gibi bireysel bir kişilik özelliği ilişki açısından sorun teşkil etmeyecektir. 

5. İlişkide Sessizlik Neyin Belirtisidir?

İnsanların iletişim kalıpları ve sorun çözme stillerinin birbirinden farklıdır. Fakat evlilikte genel olarak sessizlik, kimi zaman önemli sorunların göstergesi olabilir. 

Kimi konuşarak ilişki içinde sorun çözer, rahatlar, kimisi de kendi içinde düşünüp değerlendirmeyi tercih eder. Eşler bu açıdan birbirini tanıyıp, birbirine uyum sağlamayı başarırsa farklılıkları evlilik yaşamında avantaj bile sağlayabilir. Ancak bir ilişkide genel olarak sessizliğin hakîm olması altta yatan önemli sorunların göstergesi olabilir.

  • Olumlu ve olumsuz sessizlik… 

Evlilik ilişkisinde sessizlik, yerine göre hem yapıcı, hem de yıkıcı olabilir. Söz gümüşse sükut altındır’ atasözünü hatırlayalım, konuşmak iyi bir şey olsa da yerine göre, doğru zamanda susmayı bilmek de kıymetlidir. Bu anlamda ‘olumlu sessizlik’ ve ‘olumsuz sessizlik’ten söz edebiliriz. 

  • Anlık tepkiler yerine sessiz kalmak yararlı olabilir 

İlişkilerde sessiz kalmanın kabul edilebilir hatta yapıcı olduğu durumlar söz konusudur tabii. Örneğin olumsuz bir durum karşısında anlık tepkiler vermek yerine kendi içinde sessizce düşünmek, o durumu daha doğru değerlendirmeyi ve olaya ilişkin duyguları yönetebilmeyi ve daha sağlıklı tepkiler vermeyi sağlayacak, gereksiz tartışmaları, ilişkide stres ve gerilimli durumların yaşanmasını önleyecektir.

Böyle bir sessizlik, ‘olumlu sessizlik’tir. Bunu ‘olumsuz sessizlik’ten ayıran şey, temelde eşler arasındaki ilişkide sağlıklı bir iletişimin olması, sadece duruma özgü olarak, sorun çözme amacıyla ilişki içinde küçük bir mola almak ya da ilişkide kopukluğa yol açmayacak ölçüde bireysel ihtiyaç olarak yaşanmasıdır. 

Neden ilişki problemlerimizi görmezden geliriz?

  • Olumsuz sessizlikte sorunlar gözden gelinir 

"Olumsuz sessizlik” halinde eşlerden birinin ya da her ikisinin birden problemleri görmezden gelmek, halı altına süpürmek gibi hatalı tutumları olabiliyor. Ya da bir taraf iletişim kurma, sorun çözme ihtiyacında iken diğer tarafın buna direnmesi, kendini kapatması, pasif direnişe geçme, bazen eşlerden birinin bazen de iki tarafın birden ilişkide güç ve kontrol uygulaması gibi olumsuz davranış kalıpları söz konusudur.

  • Duyguları yok saymak doğru değildir 

Her ilişkide bazı çatışmalar yaşanır ya da kişilik ve tercihlerin farklılığından doğan karşılanmamış ihtiyaçlar söz konusu olabilir. Böyle bir durumda duyguları yok varsaymak ya da bastırmak doğru değildir.  

  • Sessiz evliliklerde olumsuz duygular birikir 

İlişkinin sağlıklı yürümesi için çiftler arasında açık bir iletişim olması gerekir. Susup kendi içine kapanmak, ilişkiden geri çekilmek, somurtmak, surat asmak yerine ihtiyaçlarını kendi içinde netleştirdikten sonra kendini uygun bir dille ifade ederek uzlaşma ortamı yaratıldığında ilişki sağlıklı ilerler.

Örneğin eşiniz her hafta sonu aile ziyareti yapmak isterken siz evde kalmak ya da bazı günlerde de başka bir şey yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu bir çatışma durumudur. İstemediği halde bunu dile getirmeyip oraya gittiğinde ya da ardından somurtmak veya hiç belli etmeyip anlaşılmayı beklemek, beklerken de kırgınlığın, kızgınlığın artması ‘olumsuz sessizlik’ örneğidir.

Sessizliğin hakim olduğu bir evlilikte sorunlar çözümsüz kaldığı için zamanla olumsuz duygu birikimi ile gerginlik dozu artar, patlamalar yaşanır ya da eşler arasındaki duygusal bağ zayıflar, giderek birbirinden uzaklaşma ve kopukluk yaşanır, evlilik monotonlaşır, sonuç olarak sadece rollerin gerektirdiği sorumlulukların yerine getirildiği cansız bir evlilik modeli ortaya çıkar.

Sağlıklı Bir Evlilik Hayatı İçin Çiftlere Tavsiyeler 

Duygusal yakınlık ve bağlılığı geliştirecek ölçüde eşlerin birbirine zaman ayırması, iç dünyalarını birbirlerine açtıkları derinlemesine bir paylaşımın olması ve yanı sıra eşler arasında küçük anlaşmazlıkların büyük sorunlara dönüşmeden çözülmesini sağlayacak açık, net, karşılıklı saygının, empati ve hoşgörünün olduğu bir iletişim olmalıdır.

  • Kişi önce kendini tanımalıdır 

Kişinin eşiyle iletişimden önce kendiyle olan iç iletişiminin sağlıklı olması gerekir. Kendini tanıma, duygu ve ihtiyaçlarının farkında olma ve bunları ilişkiye pozitif yön verecek şekilde ifade edebilmek önemlidir. Kendi duygularını tahlil edemeyen bir insanın karşısındakini anlayabilmesi zordur.

Sağlıklı, olumlu yönde ilerleyebilecek bir ilişki için susmak, boyun eğmek değil yerine göre uzlaşma noktası yakalayabilmek için kendini esnetebilmek, yerine göre de nezaketle "hayır" diyebilmek gereklidir.

Özetle:

  • Partnerinizle açık bir şekilde iletişim kuramazsanız, ilişkiniz zarar görebilir. 
  • Bir ilişkideki hassas konuların başında; aşırı kıskançlık ve sık sık yalan söylemek gelir. 
  • Sizi sık sık eleştiren veya aşağılayan bir partnere karşı dikkatli olmalısınız.
  • Diğer bir önemli kırmızı bayrak, uzlaşma isteksizliğidir; unutmayın hiçbir ilişki tek taraflı yürütülemez. 

Konular :

evlilikte çatışma, mutlu evlilik, evlilik sorunları