Sarı Işığı Unutma! | |||||
Oyun aslında evlenmeyi düşünenlere ve dünya evine girme şerefine ulaşmış evlilere güldüre güldere, içten içe mesajlar veriyor. Anlattıkları aslında birçoğumuzun yaşadığı veya yaşamasak da tanık olduğu, bildiği evlilik çatışmaları. Ee o zaman nesi ilginç bu oyunun dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki bazen başımıza gelmedikçe anlamadığımız veya yaşayıp da içinde bulunduğumuz durumun farkına varamadığımız anlar vardır ya hah işte onlara bir güzel ayna tutuyor.
Tipik kadın-erkek farklılığından doğan çatışmalar, "ilk evet" sözcüğünden sonra hızla girilen başkalaşım süreci ve doğal olarak da evlenince iş başka halleri. Roller değişiyor. Evlilik öncesi sevgilisine her türlü kaprisi yapan biz kadınlar, ne oluyorda aniden naz niyaz tranferi yapıyoruz erkeklere anlamış değilim. Ve başlıyor kadının evlilik macerasındaki olumlu peri halleri.
Meltem yani Özge Özberk romatizmi öldürmemek adına çırpınan, kocası Mutlu’ya olan aşkından dünyayı fazlasıyla pozitif gören bir kadın. Eşiyle olan her zıtlığı, hep olumluya çevirme gayretinde.
Öyleki Cihangir’de yıkık, dökük, buz gibi bir çatı katını dahi aşklarının mabedi olarak görüyor, yaşadığı her sıkıntıya gülüp geçiyor. Yeni evlendiği zamanlarda gözü hiçbir şeyi görmeyecek kadar kocasına aşık birçok kadın gibi tutkuyla bağlı eşine. Ah o gözü başka hiçbir şeyi görmemek hallerimiz... Asıl biz kadınların en büyük handikapı da bu değil mi zaten. Ama o da bir yere kadar...
Ve ilk haftadan Meltem’in tüm olumlu yaklaşımlarına rağmen eşi Mutlu’yla yaşadığı çatışmalar onları ayrılık kararı alma noktasına kadar getiriyor. İşte burada sahneye Suna Keskin giriyor.
“Sizde sadece kırmızı ışık var, yeşil ışık var. Eğer ilişkilerde kırmızı ışıkta durursanız çatışırsınız. İkiniz de yeşilde geçerseniz çarpışırsınız. Dolayısıyla hayatınızdan sarı ışıkları eksik etmeyin. Biriniz dururken öbürü geçecek, öbürünüz dururken diğeri geçecek.”
Evliliklerde, ilişkilerde kimi zaman incir çekirdeğini dahi doldurmayacak konulardan kavgalar, anlaşmazlıklar çıkabiliyor. Ee her çatışmada birbirinizi terk edemeyeceğinize göre ne yapmalısınız? Soluğu avukatımızın yanında mı almalıyız?
Annelerimizin evliliğinin neden bu kadar uzun ömürlü olduğunun cevaplarından biri de budur aslında: Sarı ışık. Karşılıklı anlayış, tolerans, sabır... Öfkeden köpürdüğünüz hallerde, ne yapacağınızı bilemediğiniz durumlarda, pire yüzünden yorgan yakmamak adına siz de bu sarı ışığı unutmayın! |